Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Tarih ve Tabakât Kitapları Çeviri MAKALE

2016-12-16

 

Allah'a hamd, Rasûlü'ne salât ve selam olsun…

İlim talebesinin tarih kitaplarına da gereken ehemmiyeti vermesi gerekir. Zaten bir öğrencinin tarihe de çok fazla ihtiyacı vardır. Çünkü içerisinde zihnin dinlenmesini sağlayan ibretler, dersler ve faydalar vardır. Zira zihin, şer'i ilimlere yoğunlaştığından dolayı hemen bu ilimlere yönelik hizmette bulunması olanaksızdır. Zihin belli şeylere yoğunlaştığından dolayı bıkacak ve yorulacaktır. Dolayısıyla da dinlenmek isteyecektir. Çünkü zihin beden gibi dinlenmeye muhtaçtır. Dinlenebileceği kitaplar da tarih ve edebiyat kitaplarıdır. Fakat tarih kitapları zihni dinlendirmenin yanı sıra içerisinde ibretler, dersler, geçmişlerin haberlerini barındıran kitaplardır. Tarih, Allah'ın yarattıkları için kılmış olduğu değişmez ilahi kanunlardır. Bundan dolayı da ibretleri, dersleri almamız gerekir. Bundan ötürü de Allah subhanehu ve teâlâ Yusuf suresinin sonunda şöyle buyurmaktadır:

"Andolsun ki; onların kıssalarında aklı olanlar için ibretler vardır. Bu, uydurulabilecek bir söz değildir." [1]

Bunlar ne hikaye ve eğlence olması ne de insanları neşelendirmek ve güldürmek için anlatılmıştır. İçerisinde ibretler, dersler, faydalar ve geçmiş toplumların -özellikle ehli kitap gibi- durumlarının incelenmesini içeren bu kıssalar, Kuran ve Sünnetten alınmıştır.

Biz onları anlatmakla emrolunduk. Hadiste "İsrailoğulları(nın ibretli kıssaları)ndan haber verebilirsiniz. Bunda bir sakınca yoktur." [2] buyrulmaktadır. Başka bir rivayette ise, "Onların kıssalarında şaşılacak durumlar vardır" [3] şeklinde geçmektedir.

Fakat tarih kitapları, içerisinde sahih ve sahih olmayan haberleri de barındırabilmektedir. Bunun yanında kitabı yazanların bakış açısına göre de şekillenmektedir. Kendisi bir devletten veya bir şahıstan razıysa, övme hususunda aşırı gidebilmekte; buna karşın razı değilse kötüleyebilmektedir.

Bize düşen bu kitapları bunların beşer kitapları olduğunu düşünerek okumaktır. Bu kitaplar olaylardan etkilenmişlerdir. Ki tarihte iz bırakmış olaylar da vardır. Bu gibi durumlar da isnada gereken önemi vermeyi gerektirir. Tarih kitapları özellikle de Taberi ve bu bağlamda yazılmış eski kitaplar isnadları ve kendi döneminde bu isnadı rivayet eden kişiyi aktarmaktadır. Yani müellif rivayeti kendi dönemine kadar dayandırır. Bundan dolayı da bu kitaplardaki isnadlara, özellikle de tarihte etkisi olmuş olayların haberlerine bakmak gerekir. Bu haberler de ya şer'i bir hüküm ya övgü ya da yergi üzeredir. Ya da ümmetin içerisinde övgü veya yergiden etkilenmiş olan haberlerdir. Bunların da mutlaka tekid edilmesi gerekir. Aynı şekilde bazı fırkaların ta'n edilmesi ve bazı haberlere itimad edilmesi bunlara dikkatlice bakıp ayrıştırmayı gerektirmektedir. Sonuç olarak şunu diyebilirim ki; ilim talebesinin bunlardan habersiz olmasını çirkin bulurum. Çünkü bunlar kişinin ve müfessir bir kimsenin zihnini zengin kılar. Kişi tarih kitaplarından habersiz olursa bu olayları açıklama hususunda kendisinde büyük bir eksiklik oluşmuş olur. Çünkü tarihi olaylar bazen Kur'an'da açık şekilde farklı üsluplarla tekrarlanırken, tarih kitapları ise bu kıssaları açıklamaktadır. Bundan ötürü tarih kitaplarına çok ihtiyacımız var. Yaşanan bu hâdiselere ilaveten, içerisinde bulunan incelikler ve hayret edilecek durumlar vardır.

Tarih kitapları bunun yanında abidlerin, fakihlerin, zahidlerin, kısacası ilim ehlinin tümünün hayatlarını bir araya getirmektedir. Kişinin bu biyografilerden istifade edeceğinde hiçbir şüphe yoktur. Tarihçiler bu biyografilere ehemmiyet vermiş ve her birinin gösterdiği ehemmiyet de birbirinden farklı olmuştur. Örneğin, İbni Kesir'in verdiği önem, İbni Cerir'in ve İbni Esir'in verdiği önemden farklı olmuştur. İbni Kesir, biyografi konusuna diğerlerinden daha çok yoğunlaşmıştır.

1. Tarihu'l Umem ve'l Muluk

Bu alanda en önemli eserlerden birisi Müfessirlerin ve Tarihçilerin İmamı Muhammed bin Cerir et-Taberi'nin Tarihu'l Umem ve'l Muluk veya Tarihu'r Rusul ve'l Muluk adlı eseridir. İmam'ın bu kitabı tarihçilerin yanında temel bir eserdir. Kendisi kitabında isnadları da rivayet etmektedir. Daha öncede değindiğimiz gibi isnadlarında doğru olan da olmayan da bulunmaktadır. Kitap, Avrupa, Mısır ve diğer ülkelerde birçok kez basılmıştır. İmam Taberi'nin bu eseri eski ve günümüz âlimlerin yanında meşhur olup, önemli bir yere sahiptir. Fakat şurası da var ki, içerisinde var olan isnadların -özellikle içerisinde tekrar edilen ve birçok haberle ilgili isnad zincirleri- ders olarak işlenmesi gerekir. Kitabın öncesinde müstakil bir cilt hâlinde bu yapıldığında aynı isnadlar dönüp gelecektir. Bunun yapılması da her defasında üzerinde açıklama yapmayı azaltacaktır. Bu da okuyucuyu ciddi anlamda rahatlatacaktır.

2. El-Muntazam fî Tarihi'l Umemi ve'l Muluk

Bu eser de İbnu'l Cevzi'nin tarih kitabıdır. İçerisinde vefatının hemen öncesine (hicri 6. asrın sonlarına) kadar olan tarihi olaylar ve ilim ehlinin biyografileri mevcuttur.

3. El-Bidaye ve'n Nihaye

İbni Kesir'in meşhur tarih kitabıdır. Bu kitabın ilk yarısını özellikle İmam Taberi'nin Tarih kitabından almıştır. Aynı zamanda İbnu'l Cevzi'nin Tarihi'ni ve diğer kaynakları da kitabına kaynak olarak almıştır.

Hafız İbni Kesir'in Kitap ve Sünnet ilimleri hakkındaki konumu bilinmektedir. Bundan dolayı da geçmiş ve günümüz âlimleri onun kitaplarına önem vermişler ve onu diğerlerine tercih etmişlerdir. İlim ehlinin bu geleneği de günümüze kadar süregelmiştir.

El-Bidaye ve'n Nihaye kitabını hocalar okuyarak diğerlerine tercih etmişlerdir. Önceki tarih kitaplarını bir araya getirmesi, yazarının imam olması âlimlerin bu kitaba önem vermesini gerekli kılan bir sebep olmuştur. Müellifi de aynı zamanda diğerlerinden daha sonra yaşamıştır. Hicri 774 yılında vefat etmiştir. Dolayısıyla Taberi'den 460 seneden veya daha sonra yaşamıştır.

İbni Kesir -Allah ona rahmet etsin- Peygamberler kıssalarına, Rasûlullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem hayatına, şemâiline, ilim ehlinin biyografilerine ve kendi zamanına kadar olan İslami devletlerin tarihlerine kitabında ehemmiyet göstermiştir. Kitap gayet faydalı bir eser olup, ilim talebesi için gereklidir. Kitabın ismindeki El-Bidaye kısmı o zamana kadarki tarihten bahseder. En-Nihaye kısmı ise, ahir zamanda olacak fiten/fitneler ve melahim/büyük olaylar ve savaşlardan bahseder.

Kitap ilk defa Kral Abdulaziz'in katkılarıyla Es-Saade matbaasında basılmıştır. Kitabın baskısı güzelliğine ve üzerine yapılan katkılara rağmen içerisinde büyük hatalar olmakla beraber kitabın aslından olmayan şeyler kitaba dahil edilmiştir. Kendisine dayanılan nüshada olmayan dilbilgisi hataları ve kitabın bir örneğini yazıp kopyalayan bazı kimselerin eklemeleri mevcuttur. Hatta okuyucu bunların İbni Kesir'in sözlerinin olmadığını anlayabilmekle beraber İbni Kesir'den sonra nakledildiğini de ayırabilir. Kitabın baskısını Muhammed Zuhri en-Neccar eski hâline getirmiştir. Bundan sonra da son olarak Abdullah et-Turki'nin katkısı ile basılmıştır. Bu son baskı ise, mevcut en iyi baskıdır. İçerisinde İbni Kesir'e ait olmayan sözleri açıklamakta, Kral Abdulaziz baskısının yapmış olduğu hataları düzeltmeye çalışmıştır.

Tarih kitaplarının en önemlilerinden bir tanesi de İbnu'l Esir'in el-Kâmil isimli eseridir. Bu kitap, bu dalda yazılmış en önemli kitaplardan bir tanesidir. Olayları sunumu açısından bu kitapların içerisinde -İbni Kesir'in kitabı da dahil- en güzeli ve ayrıcalıklısıdır.

— Hocam bazen bir olayla ilgili birden çok rivayet bulunmaktadır.

Evet. Hatta bazen bir rivayet diğerini tekzip edebilmektedir. İbnu'l Esir'in biyografilere verdiği önem ise daha azdır. Sadece şahısların kaç senesinde vefat ettiğini söyler. Fakat İbni Kesir gibi önem vermez. Bunun için olaylara daha çok önem verir. İbni Kesir'in ise biyografiye verdiği önem çok daha fazladır. İlim talebesi bu iki kitabı bir arada okuyabilir.

4. Tarihu İbni Haldun

Edinilmesi gereken tarih kitaplarından bir tanesi de İbni Haldun'un 'Kitabu'l İber ve Divanu'l Mubtedei ve'l Haber' ismiyle bilinen tarih kitabıdır. Eser, oldukça zengin ve değerlidir. Tarih kitapları haberlerin aktarımına daha çok ağırlık verirken, bu kitap ise haberlerin analizine daha çok önem vermiştir. Örneğin, İbni Kesir isnadların incelenmesine, İbni Haldun ise haberlerin kendisinin/metninin incelenmesine ağırlık verir. İbni Haldun bu incelemesinden hareketle de aklın kabul etmeyeceği tarihi olaylarla ilgili haberleri reddeder. İbni Haldun'un izlediği bu metod, başka tarihçilerde yoktur.

İbni Haldun'un tarihinin tamamı ilk kez yedi cilt olarak Bulâk matbaasında basıldıktan sonra Daru'l Kitabi'l Lubnani'de de sorunsuz bir şekilde basıldı. Daru'l Kitabi'l Lubnani baskısı font/yazı tipi olarak güzel olsa da Bulâk baskısı bu baskıdan daha güzeldir.

Ayrıca ilk dönem tarih kitaplarına katkıları ile bilinen Şekib Arslan bunu iki cilt olarak bastırmıştır. Bunun yanında bu kitaba çok kıymetli talikleri de bulunmaktadır.

5. Mukaddime-i İbni Haldun

İbni Haldun'un 'Mukaddime' isimli eseri de siyaset ve sosyoloji kitapları içerisinde en mükemmelidir. Bu eser de pek çok kez müstakil olarak basıldı. Kitabın basımına doğu ve batı çok önem vermiş, pek çok dile de çevrilmiştir.

6. Şezerâtu'z Zeheb fî Ahbâri min Zeheb

İbni Ammad el-Hanbeli'nin kısa olsa da kıymeti en az diğer kitaplar kadar olan kitabıdır. Kitap, biyografilere ve olaylara çok kısa değinmektedir. Buna rağmen kitabın önemli özelliği, müellifin vefatının geç olmasıdır. İbni Kesir, kitabını hicri 8. asrın ortasına kadar olan zaman diliminde sonlandırırken, bu kitap 11. asrın başlarına kadar olayları aktarmaktadır. Müellif, 1000'li yılların başına kadar ulaşmış ve tarih kitabı da bu döneme kadar yazılmıştır.

Kitap şu an matbu/basılı hâldedir. 8 cilt olarak basılmış ve en son 'Daru İbni Kesir' isimli yayınevi tahkik etmiştir.

7. Tarihu'l İslam

İslam tarihçilerinin içerisinde bir de Hafız ez-Zehebi vardır. Kendisinin Tarihu'l İslam isminde meşhur eseri vardır. Eseri de mevcut rical kitaplarında bulunmayan ravilerin durumları konusunda çokça faydalanılabilecek ve oldukça hacimli bir tarih kitabıdır. Zehebi'nin ayrıca tarih alanında 'El-İber fi Haberi men Ğaber' isminde muhtasar ve oldukça güzel bir eseri vardır.

Ebu'l Fidâ'nın Muhtasaru Târihi'l Beşer ismindeki tarih kitabı da bir başka eserdir. Bu kitabı da İbnu'l Verdî tamamlamıştır.

Tarih kitapları oldukça fazladır. Fakat şurası var ki ilim talebesi âlimlerin biyografilerine, ilim ehlinin ve salihlerin haberlerine olan çabasını güçlendirmelidir. Bunlardan habersiz olmak da ilim talebinde kötü bir durumdur.

Bunlar Kitap ve Sünnetin naslarını pratik olarak uygulama örnekleridir. Bundan ötürü de biyografi kitaplarına önem veren kitaplara muhtacız. Buna önem vermeyen kimseler ise çok komik duruma düşebilmektedirler. Çünkü ilim ehlinin ne biyografilerini ne doğum ve ölüm tarihini ne de doğum ve ölüm tarihlerini bilirler. Buna şöyle bir örnek verebiliriz: Ebu Musa hadisini 'Fiten' babında çok defa görürüz. Örneğin, Buhari Fiten babında Ebu Musa radıyallahu anh bir hadisi açıklarken şöyle der: 'Herc, habeş dilinde ölüm demektir.' Sonra birisi gelip hicri altıncı asırda vefat eden Ebu Musa el-Medini'nin biyografisini anlatıyor ki, bu da oldukça gülünç bir durumdur.

Buna benzer bir durum da ilim talebesinin belirli bir ilim dalından nakil yaptığında mesele kendisine kapalı gelebilir. Çünkü bu ilim dalının da içerisinde barındırdığı belirli kişileri vardır. Bu da diğer ilim dallarındaki kişilerden ayrılır. Örneğin, bir kelimenin lugat tanımı nakledildiğinde lugat âlimlerinden bahsederek 'Ebu Hatim şöyle dedi' diyerek Ebu Hatim er-Razi'nin biyografisinden bahseder. Bu da gülünç bir durum olmasının yanında apaçık bir hatadır. Halbuki Ebu Hatim es-Sicistani bilinen bir lugat âlimidir. Buna benzer bir örnek daha verecek olursak; kişi lugat kitabından 'Ebu Leys şöyle der' diyerek nakil yaptıktan sonra Leys bin Sa'd'ın biyografisinden bahseder. Bazılarının aklına 'Bu kişinin Leys bin Sa'd olup olmadığını nasıl bileceğim' diye gelebilir. O zaman kişinin bu sözleri naklederken bu kitaplara ne kadar vakıf olduğunu düşünmesi gerekir. Çünkü bazı ilim talebeleri hadis ricallerinin kapalı ve karışık olanlarını ayırıp belirlerken gayet başarılıdırlar. Fakat bu gibi alanlara geldiklerinde ise gülünç duruma düşebilmektedirler. Bu da ilim tahsilinde büyük bir eksikliktir. Bahsetiğimiz bu durumları iyi bilmeliyiz. Zira bunun cahili olmak ilim talebesine yakışmayacağı gibi bir sözü başka birine nispet etmiş olabiliriz.

Daha öncesinde Ebu'l Abbas künyesinden hareketle Ebu'l Abbas Ahmed bin Ömer el-Kurtubi ile Ebu'l-Abbas künyeli İbni Teymiyye'nin nasıl karıştırıldığından bahsetmiştim.

İbni Bedran şöyle der: 'Mezhep imamlarının görüşlerini anlamaya çalışan bir kimseye şu durumlar gereklidir… Dördüncüsü: Mezhep âlimlerinin biyografisini, kitaplarını ve kendi tabakasında yaşamış diğer mezhep imamlarını bilmesi gerekir. Aksi hâlde bir Hanbeli bir âlimin ismine denk geldiğinde onu Hanefi sanabileceği gibi, Hanefi bir âlimin ismine denk geldiğinde onu Şafii zannedebilir.'

İbni Bedran bu sözü ile kişinin elinde böyle bir sağlama olmalı demek istiyor. Yoksa Hanbeli olan bir kişiyi Hanefi ulemasının içinde aramaya başlar, istediğini de asla elde edemez ve en sonunda o âlimin biyografisini tam olarak anlayamaz. Halbuki o şahıs mezhebinde meşhur birisi veya eski dönem âlimidir fakat kişi onu son dönem âlimlerinden biri olduğunu zanneder. Bahsettiğimiz bu durum fakihlerin bilinmesi ile alakalı böyle oluyorsa, kendilerinden dolayı red ve kabul edilen hadislerin ravilerinde nasıl olur varın siz düşünün. Bu bahsettiğimiz örnekler âlimlerin hayatlarını, ölüm tarihlerini ve yaşadığı dönemi bilmeyen kimselerin durumlardan bazılarıdır. Biyografi kitapları oldukça fazladır.

Tabakât Kitapları

Müfessirlerin anlatıldığı Tabakâtu'l Müfessirin kitapları vardır.[4]

Bunlar da;

- Tabakâtu'l Müfessirin: Şemsuddin Muhammed bin Ali ed-Davudi'ye (ö.945/1540) aittir.

- Tabakâtu'l Müfessirin: Suyuti'nin eseridir.

Muhaddislerin anlatıldığı eserler (Tabakâtu'l Muhaddisin) ise -özellikle de ravilerin anlatıldığı eserler- hepsini anlatamayacağımız kadar fazladır. Bu ilim dalında ehil olan hadis imamları bu konuda deneyim sahibidirler. Bu konudaki eserleri de mevcuttur. Bunlara örnek olarak da şu kitapları verebiliriz:

- Tabakâtu'l Huffaz: Ebu' Fadl Celâleddin Es-Suyûti'ye ait eserdir.

- Tezkiratu'l Huffaz: İmam Zehebi'ye ait eserdir.

- Siyeru A'lami'n Nubelâ: Bu eser de İmam Zehebi'ye aittir. Bu kitaptaki faydalar oldukça fazladır. Kitabın içerisinde bahsedilen ve bu kitabın dışında ender bulunan biyografiler çerçevesinde âlimlerin bahsettiği ilmi dayanaklar bulunmaktadır.

Kişinin ilme olan gayretini amele dökmesini sağlayan ve bu âlimden nakil yapılarak pek çok fayda öğreten biyografiler bulunmaktadır. Biyografi yazan müellifler, müfessirler, muhaddisler, fakihler ve dilbilimcilerden öne çıkan kimseleri seçmişlerdir.

— İnbâhu'r Ruvât

Dilbilimcilerin müelliflerine dair kitaplar bulunmaktadır. Bunların en seçkinlerinden bir tanesi de İbnu'l Kıftî'nin 'İnbâhu'r Ruvât' isimli eseridir. Kitap, birçok ilim talebesinin habersiz olduğu Arap dili ilimlerine dair kitapları içermektedir. Bu kitabı okumadan da bunları bilmeleri mümkün değildir. Çünkü bu kitabın dışında bu bilgiler bulunmamaktadır. İçerisinde karşılıklı yazışmalar, diyaloglar, tartışmalar bulunmaktadir. Bunların hepsi de bu eseri bu dalda zengin kılmıştır.

— Buğyetu'l Vuât

Bu da Suyuti'ye ait dilbilimci âlimlerin biyografilerine dair eseridir.

Bunların dışında ayrı ayrı Fakihlerin, Hanefilerin, Şafiilerin, Hanbelilerin tabakât kitapları vardır. Bu alanda yazılan kitaplar çok fazla olup, bunların sayılarını belirlememiz oldukça zordur.

Bir de tıpçıların, edebiyatçıların da ele alındığı eserler mevcuttur.

Beldeler Tarihi ile İlgili Kitaplar[5]

1. Tarihu Dımeşk

İbnu Asakir'e ait eserdir. İlim talebesinin en çok önem göstermesi gereken kitaplardandır. Kitap, bu beldenin tarihini anlatması bir yana bu beldeye uğrayan âlimleri, ravileri ve ravilerin her birinin rivayet ettiği hadisleri ele almaktadır.

2. Tarihu Bağdad

Hatib el-Bağdadi'nin eseridir. Bu beldede yazılmış ve öne çıkan en önemli kitaplardan bir tanesidir. Kişi bazen bir raviyi aradığında -ve bu da özellikle Kutub-i Sitte ravilerinden daha sonra vefat etmiş raviler olduğunda- ancak bu vb. kitaplarda bulabilir.

3. Târîhu Esfehan/Târîhu İsbahân

Ebu Nuaym'ın eseri olup, içerisinde başka kitaplarda olmayan biyografiler mevcuttur.

4. Târîhu Cürcan

Ebu'l Kasım Hamza bin Yusuf bin İbrahim el-Cürcani es-Sehmi'ye ait eserdir.

 5. Tarihu Vâsıt

Ebu'l Hasan er-Rezzaz Eslem bin Sehl bin Eslem el-Vasıt'a ait eserdir.

Bunların haricinde Mısır, Mekke ve Medine'nin de tarih kitapları vardır. Bu eserlerde o beldeye uğrayan kimseler ve onların haberleri ve kıssaları anlatılır.

6. Endülüs Beldesi Hakkındaki Kitaplar

Endülüs tarihi ile ilgili kitaplar oldukça fazla olup, faydalı kitaplardır. Bu kitaplar içerisinde diğerlerinde bulunmayan ilmî faydalar, edebiyat ve şiir yönünden hikmetler, muvaşşahalar[6] barındırmaktadır.

Nefhu't Tîb kitabında da bir çok mesele bulunmaktadır. Kitabın içerisinde tasavvufçulardan ve aşırı bidat ehli kimselerden nakiller bulunmaktadır. Bize düşen bu tip kitapları dikkatli bir şekilde okumak ve istifade etmektir.

Belli Bir Asır Esas Alınarak Yazılan Tarih Kitapları

Bir de belli bir asır/çağ hakkında yazılmış eserler bulunmaktadır. Âlimler birçok alanda önemli anlamda eserler yazmışlardır. Buna şu kitapları örnek verebiliriz:

1. El-Bedru't Tâli' fî Mehasini min Ba'di'l Karni't Tâsi': İmam Şevkani'ye ait bir kitaptır. İçerisinde diğer kitaplarda bulunmayan ilmî faideler içermektedir.

2. Ed-Dureru'l Kâmine fî A'yâni' Mieti's Sâmine: İbni Hacer'e aittir.

3. Ed-Dav'u'l Lâmi' fî Mehasini Ehli'l Karni't Tâsi': İmam Sahavi'ye aittir.

4. El-Kevakibu's Sairati bi A'yani'l Mieti'l Âşirati: Necmeddin el-Ğazzi'ye aittir.

5. Hulasâtu'l Eser fî A'yani'l Karni'l Hâdî Aşar: Muhammed bin Fadlullah el-Muhibbi'ye aittir.

6. Silku'd Durer fî A'yani'l Karni'l Sânî Aşar: Muhammed Halil el-Muradi 'ye aittir.

Bunların dışında belli bir asır gözetilerek yazılmış kitaplar oldukça fazladır.

Genel Tarih ve Biyografi Kitapları

Bunlar, tarih alanında genel anlamda önemli olan eserlerdir.

1. Vefeyâtu'l A'yân: İbni Hallikân'a[7] aittir. Hemen hemen tüm ilim sahibi kimseler tarafından bilinen bir eserdir. Bu eser, haberler konusunda daha seçkin bir eserdir. Ayrıca isim, künye, lakap, kabile ve beldelerin doğru ifade edilmesi gereksinimini de karşılama konusunda üstün bir kitaptır.

2. Fevâtu'l Vefeyât: İbni Şakir[8] bu eserini, İbni Hallikân'ın Vefeyâtu'l A'yân isimli eserinin devamını getirerek yazmıştır.

 

Özcan YILDIRIM,

Tevhid Dergisi için çevirmiştir.

 

 

 

[1]      .   12/Yusuf, 111

 

[2]      .   Buhari

 

[3]      .   Ahmed

 

[4]      .   Tabakât, kendi sahasında tanınmış müelliflerin hayatlarının aktarıldığı telif türüne denir. Yer ile ilgili olarak, 'üst üste konmuş, birbirine uygun şeyler; katlar' manasında kullanılan bu kelime, zaman bakımından da, 'birbirini takip eden benzer şeyler' manasını ifade etmektedir. Şairlerin, müfessirlerin, fakihlerin, hadisçilerin vs. âlimlerin, birbirlerini takip eden nesillerinin anlatıldığı kitaplara, bu ikinci mana ile ilgili olarak 'tabakât' denir. Bu eserlerde, aynı devrede yaşamış bulunan şahıslar bir tabakâda, yani bir nesilde toplanmışlardır. Hadis ilminde bu mefhum, daha sınırlı olmuştur. Buna göre bir tabakâda toplanmış olan rical, bir evvelki tabakâda, toplanmış bulunanlardan bilgi edinmişler ve öğrendiklerini, kendilerinden sonraki tabakâda bulunanlara nakletmişlerdir. Nitekim İbni Salâh 'Tabakâ'yı: Yaşta ve isnadda, birbirine benzer kimseler' diye tarif etmiştir. Daha sonraları tabakât kitapları, asırlara veya onluk yıllara göre düzenlendi. Son olarak da, 'tabakâ'nın başlangıçta kullanıldığı anlamdan uzaklaşılarak, tamamı ile alfabetik sıraya göre tabakâlar yazıldı. -Çeviren-

 

[5]      .   Yazılan rical kitaplarının önemli bir bölümünü bazı şehirler üzerine yazılmış olan Tarih'ler teşkil eder. Bu tarihler, kelimenin bugünkü manasında şehrin kuruluş, gelişme hikayesini anlatmaz. Daha ziyade ricalden bahseder. Yani hangi şehrin tarihi ise o şehrin yetiştirdiği kimseler, o şehre uğrayanlar vs. tanıtılır. -Çeviren-

 

[6]      .   Endülüs'te ortaya çıkan bir şiir türü. -Çeviren-

 

[7]      .   Ebu'l Abbas Şemsüddin Ahmed bin Muhammed bin İbrahim bin Ebi Bekr bin Hallikân el-Bermeki el-İrbili (ö. 681/1282)tarihçi, fakih, edip ve şair. -DİA-

 

[8]      .   Ebu Abdillah Salâhuddin Muhammed bin Şâkir bin Ahmed el-Kutubi ed-Darani ed-Dımaşki (ö. 764/1363)

 

Bu Sayfayı Paylaş :