Loader
Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına...

Terk Edilmiş Sünnetler: Peygamberimizin Uyku Adabı Emre ACAR

2017-06-18

 

Geceyi dinlenme, gündüzü çalışma olarak takdir eden Allah'a hamdolsun. Uykusunu Rabbimizin razı olacağı şekilde ifa eden ve bizleri bu konuda bilinçlendiren Rasûlullah'a salât ve selam olsun.

Değerli kardeşim!

İslam, hayatın her alanına bir adap koymuştur. Ve bizden de bu adap üzere yaşamamızı istemiştir. Bu, İslam'ın insanoğluna değer vermesindendir. Gündüzü İslam adabı ile geçirdik, akşam yatağa girdiğimiz zaman 'Artık serbestim, istediğim gibi uyuyabilirim' diyerek ilkesiz uyuyamayız. Gündüz de gece de adap kurallarına riayet etmeliyiz. Ki bu, Müslüman oluşumuzun bir gereğidir.

O zaman, gün içerisinde yapacağımız her amele başlamadan önce 'Allah ve Rasûlü bu ameli nasıl ve hangi adaplar çerçevesinde ifa etmemizi istiyor?' diye soralım ve bunu kendimizde ahlak hâline getirelim.

Allah Rasûlü uyurken nelere dikkat ederdi?

Değerli kardeşim! Allah'tan yardım istedikten sonra Peygamberimizin uyku adabını maddeler hâlinde şöyle sıralayabiliriz:

1. Uyumadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Edepler:

a. Erken uyumak

Peygamberimizin en fazla dikkat ettiği husus, erken uyumadır. Bu sebeple Peygamberimiz yatsıdan sonra oturup konuşmayı yasaklamıştır.

Ebû Berze şöyle buyurur: "Rasûlullah yatsı namazından önce uyumayı, yatsı namazından sonra da konuşmayı hoş karşılamazdı." [1]

Yatsıdan önce uyumanın yasak olmasının hikmeti, uykuda kalıp yatsı namazını kaçırma ihtimalidir. Yatsıdan sonra konuşmanın yasaklamasının hikmeti ise, geç uyuyup gece namazını ve sabah namazını kaçırmaktır. Yani ikisinin de yasaklanmasının illeti, kulluğumuza zarar vermesindendir.

Yasaklanan bu iki noktaya baktığımızda sanki Peygamberimiz asrımızın durumunu görerek bu nasihati yapmıştır. Birçok kişi, işten gelir; yemeğini yer, çayını içer sonra 'Üzerime bir yorgunluk geldi biraz dinleneyim' der ve kanepeye uzanır. Sonrası zaten hepimizin malumudur. Aile bireyleri saat on iki, birde, o zatı namaza kaldırmaya çalışır. Zor bela namazını kılar.

Birçok kişi de vardır ki, tandır başındaki kadınlar misali dünyanın bütün gündemini, cemaatlerin ve Müslümanların bütün sıkıntılarını, âlimlerin bile konuşmadığı ihtilaflı, hükmü kesin olmayan bütün meselleri masaya yatırırlar. Sonrasındaki manzara senin de tahmin ettiğin manzaradır. Gece bir-ikide uyurlar. Ne gece namazı kılarlar ne de sabah namazını vaktinde eda ederler. Güneş üzerine doğmuş, şeytan da yanı başında uyumuş bir hâlde kalkar namazını kılar. Bu insanların başkalarının sorunlarını konuşmak yerine kendi ibadetlerini muhasebe etmeleri onlar için daha hayırlı olurdu. Fakat şeytan insanları kandırmaktadır. Rabbim bizleri şeytanın tuzaklarından korusun. (Allahumme âmin)

b. Uyumadan önce yemek yememek

Peygamberimiz, uyumaya yakın bir vakitte yemek yemezdi. Erken uyuduğu için yemek yemeyi de erken bırakırdı.

Böyle yapmasının sebebi, uyumadan önce yemek yemenin zararlı oluşundandır. Bu tıbben de ispatlanmıştır. İslam zararlı olan her husustan uzak durmayı emretmiştir. Hakeza uyumadan önce yemek yemek, gece ve sabah ibadetine kalkmanın önünde de engeldir. Vücutta ağırlık ve hantallık oluşturmaktadır.

Fakat bu husus, insanların dikkat ettiği bir nokta değildir. Genellikle yemeği geç yemek tercih edilir. Bu toplumda alışkanlık hâline gelmiştir. Bunun sebebi ise, insanların uyku düzenlerinin bozuk olmasındandır.

Yukarda da yazdığımız üzere erken uyuma maddesi tatbik edilebilirse, yemeği geç yeme alışkanlığı ortadan kalkmış olur. Peygamberimizin gece yemek yemesine rastlamamamızın sebebi de budur.

c. Kapıların kapatılması, ateş ve lambaların söndürülmesi

Uyuyacak olan kişi uyumadan önce kapılarını kapatmalıdır. Bunun hikmeti ise şeytanın eve girip ev halkına zarar vermemesidir.

Peygamberimiz şöyle buyurur: "Kapıları kapatın, Allah'ın adını zikredin. Çünkü şeytan kapalı bir kapıyı açmaz." [2]

Bununla beraber uyuyacak kişi uyumadan önce ateşi ve lambayı söndürmelidir. Bunun hikmeti ise kaza çıkıp ev halkının zarardan kurtarmaktır.

Rasûlullah şöyle buyurur: "Geceleyin yattığınızda kapıları kapatın, lambaları söndürün. Çünkü fare fitili çeker ve ev halkını yakar." [3]

İslam'ın koruma altına aldığı beş şeyden bir; de insanın canıdır. Evinde şöminesi olup ateş yakanlar, elektrikli battaniye kullananlar, ufo gibi ısıtıcılar kullananlar bu konuya çok dikkat etmelidir. Hatta annelerin yemeği ocağa koyup, 'Biraz uyuyayım. Ben uyanıncaya kadar anca yemek pişer.' deyip yatıyor olması, tedbirsizliktir. Bu tedbirsizlikten dolayı birçok eve ateş düştüğünü haberlerde duymaktayız.

Hakeza evimizin olmazsa olmazlarından olan lambalar da böyledir. Lambalar uzun süreli açık kaldığında çok ısınarak patlayabilir. Bu da yangına sebep olmaktadır. Bu sebeple uyumadan önce bunların söndürülmesine dikkat etmemiz gerekir.

Ancak şuan teknoloji ilerlemektedir. Eğer lamba, fırın vb. şeyler daha korunaklı hâle getirilmiş ise lamba, fırın vb. şeyler açık kalabilir. Bunda bir beis yoktur.

d. Yatmadan önce abdest almak

Peygamberimiz uyumadan önce abdest alırdı. Bu adabı ümmetine de emretmiştir.

"Yatağına vardığın zaman abdest al." (Buhari)

Uyumadan önce abdest almanın sebebini, İmam Nevevi şöyle anlatır: 'Bundan maksat; O gece ölme korkusu ile temiz olarak yatması, rüyanın sadık olması, şeytanın uykusunda kendisi ile oynamasından ve onu korkutmasından uzak olmasıdır.' [4]

e. Üzerine yatmadan önce, yatağın silinmesi

Peygamberimizin alışkanlıklarından biri de uyumadan önce yatağını izarının (bir çeşit giysi) kenarıyla üç defa silmesidir. Bunu ümmetine de tavsiye etmiştir.

Ebu Hureyre radıyallahu anh aktarıyor; Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Sizden biri yatağına girdiğinde izarının kenarıyla üç defa yatağını silsin." [5]

Uyumadan önce yatağın silinmesinin hikmetini Peygamberimiz şöyle izah eder: "Çünkü sizden biriniz, kendinden sonra oraya neyin girdiğini bilemez." [6]

2. Uyurken Dikkat Edilmesi Gereken Edepler:

Değerli kardeşim! Peygamberimiz'in uyurken dikkat ettiği edepleri şöyle sıralayabiliriz:

a. Kur'an'dan bir miktar okumak

Peygamberimiz, şeytanın kendisine yaklaşıp uğraşmaması için Kur'an'dan bir parça okumadan uyumazdı. Peygamberimiz Kur'an-ı Kerim'den bazı sureleri okuyarak, kendini kötülükler ve zararlardan koruma altına alırdı.

Peygamberimiz şu sureleri okurdu:

• Ayete'l Kursi Suresini okurdu;

Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Yatağına girdiğinde ayetel kursiyi sonuna kadar oku. Senin üzerinde devamlı Allah tarafından bir koruyucu bulunur ve sana sabaha kadar hiçbir şeytan yaklaşamaz." [7]

• İhlas, Nas ve Felak Surelerini okurdu;

Aişe annemiz anlatır: "Peygamberimiz her gece yatağa girince iki elini birleştirir. Sonra İhlas, Nas ve Felak sürelerini okur ve avucuna üflerdi. Sonra elleri ile vücudunun yetişebildiği yerleri sıvazlardı. Sıvazlamaya, baş ve yüzünün üzerinden başlar ve vücudunun ön kısmını da sıvazlardı. Bunu üç defa yapardı." [8]

• Kâfirun Suresini okurdu;

Peygamberimiz Nevfel'e şöyle dedi: "Kafirun suresini oku, sonra yat! Bu, şirkten beri olmak demektir." [9]

• Bakara Suresinin son iki ayetini okurdu;

Rasûlullah şöyle buyurur: "Kim Bakara Suresinin son iki ayetini okursa bunlar ona yeter/ onu korurlar." [10]

İmam Nevevi: ' 'Onu korurlar' sözünü şöyle şerh eder. 'Gece kalkmadan, şeytan ve afetlerinden onu korurlar demektir.' ' [11]

b. Bazı dua ve zikirleri okumak

Peygamberimiz, gününün son vaktini Rabbini hatırlamak ve razı etmek için dua ve zikir ile sonlandırırdı. Ve ümmetini de bu konuda uyarmıştır.

"Yüce Allah'ın adını anmadan yatağa yatan kimse kıyamet günü kusurlu bir hâlde olur…" [12]

Peygamberimizin yaptığı dua ve zikirler ile alakalı çok rivayet varit olmuştur. (Bunların tafsilatını zikir kitaplarına bakıp bulabiliriz.) Birkaç örnek verecek olursak şunları yazabiliriz:

 بِاسْمِكَ رَبَّي وَضَعْتُ جَنْبيِ، وَبِكَ أَرْفَعُهُ، فَإِنْ أَمْسَكْتَ نَفْسِي فَارْحَمْهَا، وَإِنْ أَرْسَلْتَهَا فَاحْفَظْهَا بِمَا تَحْفَظُ بِهِ عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ.

"Senin isminle Rabbim, yanımı (vücudumu) bıraktım ve senin iradenle onu kaldırırım. Ruhumu alırsan, ona rahmet et. Eğer geri gönderirsen (öldürmezsen), salih kullarını koruduğun gibi, onu da koru." [13]

اَللَّهُمَّ إِنَّكَ خَلَقْتَ نَفْسِي وَأَنْتَ تَوَفَّاهَا، لَكَ مَمَاتُهَاوَمَحْيَاهَا إِنْ أَحْيَيْتَهَا فَاحْفَظْهَا، وَإِنْ أَمَتَّهَا فَاغْفِرْ لَهَا. اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَافِيَةَ.

"Allah'ım! Ruhumu sen yarattın ve onu sen öldürürsün. Ruhumun ölümü ve yaşaması senin elindedir. Eğer yaşatırsan, onu koru, öldürürsen onu bağışla. Allah'ım! Senden âfiyet dilerim." [14]

c. Sağ tarafa yatmak ve yanağı sağ elin üzerine koymak

Huzeyfe anlatır: "Peygamber geceleyin yatağına yatınca elini yanağının altına koyardı." [15] Başka bir rivayette şöyle geçmektedir: "O yatağına girince sağ elini yanağının altına koyardı…" [16]

Bugün birçoğumuzun dikkat etmediğimiz sünnetlerden biri de sağ tarafa yatmamak ve yanağı sağ elinin üzerine koymamaktır. Genellikle ya sol tarafımıza ya sırt üstü veya yüz üstü yatmaktayız. Fakat bu yatma şekilleri bizim sağlığımıza zararlıdır. Tıp da, bu şekillerde uyumanın sağlığa zarar verdiğini tespit etmiştir.

Sağ tarafa uyumanın ise vücuda faydaları vardır. Kişinin organlarının doğru bir şekilde çalışmasını sağlar, nefes alıp vermesini kolaylaştırır ve erken uyanmasına yardımcı olur.

Buradan da şunu anlamaktayız ki, İslam insana zarar verecek hiçbir şeyi emretmez. Bilim olarak yıllar sonra tespit edilen bu güzellikler, İslam'ın insana değer vermesinin en güzel işaretlerindendir.

3. Uyandıktan Sonra Dikkat Edilmesi Gereken Edepler

a. Uykuyu gözden ovalayarak silmek

Peygamberimiz uyandığı zaman uykuyu kendisinden uzaklaştırmak için, eliyle gözlerini ovar ve yüzünü sıvazlardı.

İbn Abbas teyzesi Meymune annemizin evinde kalmış ve geceleyin Peygamberimizin halini şöyle anlatmıştır: "Gecenin yarısında yahut ondan az önce veya az sonra Peygamberimiz uyandı. Yüzünden uykuyu gidermek için oturdu…" [17]

b. Uyandıktan sonra Âl-i İmran suresinin son on ayetini okumak ve namaz kılmak

Peygamberimiz uyandığı zaman, uykuyu gözünden sildikten sonra Âl-i İmran Suresinin son on ayetini okurdu.

İbn Abbas'ın rivayet ettiği hadisin devamında şöyle geçer: "Gecenin yarısında yahut ondan az önce veya az sonra Peygamberimiz uyandı. Yüzünden uykuyu gidermek için oturdu. Sonra Âl-i İmran Suresinin son on ayetini okudu. Sonra kalkıp asılı bir su tulumuna yöneldi, onun suyuyla güzel bir abdest aldı ve namaza durdu." [18]

c. Uyandıktan sonra dua ve zikir yapmak

Peygamberimiz uyandığı zaman Rabbini zikrederdi. Bu zikirler ile ilgili çok rivayet vardır. Bunlar zikir kitaplarında bulunabilir. Biz bazı zikirleri vermekle yetinelim inşallah

اَلْحَمْدُ للهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُورُ.

"Bizi öldürdükten (uykudan) sonra dirilten Allah'a hamdolsun. Dönüş (Kıyamet günü yeniden diriliş), yalnızca O'nadır." [19]

 لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَ هُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ للهِ، وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ، رَبِّ اغْفِرْ ليِ.

" 'Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir ve ortağı yoktur. Mülk O'nundur ve hamd da O'nadır. O, her şeye gücü yetendir. Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd Allah'adır. Allah'tan başka hak ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet, ancak yüce ve büyük olan Allah'a aittir. Rabbim! Bana mağfiret eyle (günahlarımı ört)!' Kim uyandıktan sonra bu zikri yaparsa o bağışlanır, dua edere duası kabul edilir ve (bu zikirden sonra) abdest alıp namaz kılarsa makbuldür." [20]

Uyandıktan sonra Allah'ı zikretmenin, abdest alıp namaz kılmanın hikmetini Peygamberimiz şu hadisinde izah etmiştir:

"Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm attığı yere eliyle vurarak 'üzerine uzun bir gece olsun, yat' dileğinde bulunur. İnsan uyanır ve Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür,abdest alırsa ikinci düğüm çözülür ve bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur. Böylece kul canlı, hoş bir halet-i huriye ile sabaha erer. Aksi hâlde böyle yapmazsa habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir hâlde sabaha erer" [21]

d. Güzel rüyayı anlatmak, kötü rüyayı anlatmamak

Peygamberimiz şöyle buyurur: "Güzel rüya Allah'tandır, kötü rüya ise şeytandandır. Hoşuna gitmeyen bir rüya gören kimse, sol tarafına tükürsün ve şeytandan Allah'a sığınsın. Bu suretle o rüya, sahibine zarar vermez. Onu kimseye haber vermesin. İyi bir rüya görürse ona sevinsin ve sadece sevdiği kimseye haber versin." [22]

Değerli kardeşim! Buraya kadar yazdıklarım Peygamberimizin uykuda rivayet ettiği edeplerdir. Rabbim bizleri uyurken de uyanıkken de kendisini razı eden kullarından kılsın. Hayatın her alanında Peygamberimizin sünnetine uyan, onu hayatın parçası kılan sünnet ehlinden eylesin. Allahumme âmin.

Davamızın sonu âlemlerin Rabbine hamd etmektir.

Bir sonraki yazımızda görüşme ümidi ile…

 

 

[1]        .     Buhari

 

[2]        .     Müslim

 

[3]        .     Buhari

 

[4]        .     Şerhu Müslim 9/17/29

 

[5]        .     Buhari

 

[6]        .     Buhari

 

[7]        .     Buhari

 

[8]        .     Buhari

 

[9]        .     Buhari

 

[10]       .     Buhari

 

[11]       .     Şerhu Sahihi Müslim 3/6/76

 

[12]       .     Ebu Davud

 

[13]       .     Buhari

 

[14]       .     Müslim

 

[15]       .     Buhari

 

[16]       .     İmam Ahmed

 

[17]       .     Buhari

 

[18]       .     Buhari

 

[19]       .     Buhari

 

[20]       .     Buhari

 

[21]       .     Buhari

 

[22]       .     Müslim

 

Bu Sayfayı Paylaş :